Cemal Tahsin Susam Söyleşi / Nil Sakman

Neden heykeltraş olmaya karar verdiniz ? Nasıl ve ne zaman başladı?

Neden heykeltıraş olmaya karar verdim? Bu benim olmazsa olmazım. Grafik ve fotoğraf sanatlarıyla serüvene başladığımı söylemek isterim. Kağıt üzerindeki resim, grafik çalışmalarım iki boyutta sınırlı kalmaktaydı. Buradaki sınırları aşmak için kağıt üzerinde kabartma vb yöntemlerle nesneye boyut kazandırmaya başlama girişimlerim heykel sanatına olan merakımın oluşmasını sağladı. Bu büyülü dünyayı seçerek huzuru , dinginliği bulduğum anları yakaladım. Evet! Hayat vardı , mutluluk da ama ölüm de vardı, konuşamadığım şeylerde az laf çok heykel artık hayatımın dili olmuştu.

Hangi sanatçılar size ilham veriyor (Heykel ve diğer) ?

Türk heykeltıraşlarından İlhan KOMAN, Kuzgun ACAR, Mehmet AKSOY, Rahmi AKSUNGUR, Şahin KAYGUN; uzaklardansa Antony CARO, Ernest TROVA, Alberto GİACOMETTİ, Auguste RODİN .

İşlerinizi üretirken üzerinizde en çok nelerin etkisi oldu?

Hayat bir nedenler silsilesi değil mi? Bazen bir nedene ihtiyaç duymasak da iç güdüselmiş gibi duran şey,  bir dürtü içten içe ve  dışarı doğru bir doğurganlık sancısıyla iteler avuç içlerinden parmaklara yapıtı. Ama bilirde her doğumun ardından bir ölümün de geleceğini [1] var mışız, bir [0] yok muşuz. Evet bu ince çizgide ölümün benden aldıkları kadar benim de ölümden aldıklarımla besleniyorum.

Sizin bakış açınıza göre heykel sanatı insanlara ne vermeyi vaad etmektedir ? Bu bağlamda diğer sanat dalları ile karşılaştırıldığında heykel sanatı nasıl bir yere oturmaktadır?

Heykel sanatında ve diğer sanat dalları içinde geçerli olmuş bir olgu olsa gerek vaatte bulunmak. Ama sanatçı ve sanat eseri özgürce ifadesini dile getirir. Toplumun eser karşısındaki algıladığıkalrı, duyguları, sosyo-pisikolojik, sosyo-ekonomik yapısındaki durumu da göze alarak değerlendirmek gerek. Sanat bir başkaldırının, isyanın ifadesi olduğu kadar güzelliğin, masumiyetin, çaresizliğin de duygu olarak insanlara geçmesini umut eder. Heykel sanatının diğer plastik sanat kollarından oldukça farklılıkları bulunmakta. Özellikle heykelin yapılacağı atölyeyle başlayan yolculuk daha sonra malzeme, teknik bilgi bazı yerlerde mühendislik bilgisinin devreye girmesi. Heykelin disiplinlerarası etkileşim ağını çevre mühendisliğine kadar uzanan geniş bir yelpazenin içerisine oturta biliriz.

Hazırlık aşamasında ne gibi araştırma ve ön çalışmalar yapıyorsunuz? Malzemeyi nereden tedarik ediyorsunuz, toparlıyorsunuz?

Tasarlamış olduğum heykellerde malzemeyi asla önceden belirlemiyorum. Çünkü serüvene çıkarken sürprizlerle karşılaşmayı seviyorum. Malzeme topladığım yerler genellikle hurdalıklar oluyor. Dünyayla bağımın adeta koptuğu tek yer diyebilirim. Bulduğum materyalleri bazen olduğu gibi kullanıyorum ya da üzerinde deformasyonlar yaparak demiri, çeliği soyup başka başka anlamlar yükleyerek [ekleme&çıkarma] gibi müdahalelerde bulunuyorum.

Tüm heykelleriniz arasında hangisi en sevdiğiniz ve neden?

Ortaya koyduğum işlerin arasında [Zorluk] adını verdiğim heykelin benim içim de ayrı bir yeri vardır. Beni yapım aşamasında da oldukça etkilemişti ve kendimden bir parça bulmuştum karşımda.

Yaratıcı süreçte en büyük kazancınız nedir ve bunun tam aksi olarak size bu süreçte meydan okuyan unsurlar nelerdir?

Yaratma sürecinde en büyük kazancımın malzeme bilgim, hakimiyetim sürekli araştırmacı, gözlemciliğim ve deneysel araştırmalara açık bir yol izlemem. Demorolize olduğum aksi süreç toplum tarafından yaptığım sanatın anlaşılmaması, sanatçı kimliğinin halkın içinde kabul görmemesi. Üretim sürecinde yaptığınız işlerin insanlarla birebir temasını, alışverişini, duyguyusunu onlarda gözleyememek ya da kendi duygunuzu onlara geçirememek üretkenliğe ,yaratıma ket vuran unsurla.

Prototipi ürettikten sonra heykelin yapım aşaması nelerden oluşur?

Prototip üzerine çalışmayı pek tercih etmiyorum. Nadir zamanlarda baş vurduğum bir yöntemdir. Prototip yani maketin üzerinden çıkılan yolda heykelin boyutlandırılması, malzeme seçimi, heykele sonradan yapılabilecek ekleme ya da çıkartmalardaki hataların minumuma indirilmesini sağlar. Büyük boyutlu işler çalışıldığında da çevre düzenlemesi, konulacağı alan, heykelin yüksekliğinin belirlenmesi gibi önemli hesapların yapılandırılmasından oluşur.

 Sanatçı olmak isteyenlere neler önerirsiniz?

Dönemine, çağın dinamikleriyle birlikte farklılıklar getirmektir sanatçı olmak, sanat yapmak. Her şeyden önce çok sevmek , aşk gerekiyor. Heykel sanatı zorlukları fazlaca içinde barındıran bir alan. Maddi manevi zorluklarına göğüs gerebilecekseniz girin derim.

Şu an ne üzerine çalışıyorsunuz ve gelecek üzerine planlarınız neler?

Şu sıralar sert ve ağır olan demirin soğukluğundan sıyrılıp ahşap üzerine yoğunlaşmış durumdayım. Tema olarak Vav çalışıyorum. Vav tüm evreni yaratanın tek, yaratılanların çokluğunu simgeler. Aynı zamanda huzurun, mutluluğun simgesidir. Figürü, temayı, materyalleri farklılaştırarak çalışmalarımı [olmak] ve [olmamak] temelinde, [1]- [0] geliş-gidişleriyle kurmayı hedefliyorum şimdilik.  Minimalist, ratlantısal bir serüvenin içinde yolculuk yapmayı düşlüyorum.

Heykel Sanatının günümüz Türkiyesindeki durumu düşünceleriniz?

Günümüz heykel sanatına giriş yapmadan önce, Türkiye’deki heykelin kısa tarihçesine bakacak olursak; bizde dini gerekçelerle tasvirin yasaklanmasından dolayı resim ve heykel sanatı yüzyıllar boyunca uygulanamamış olduğunu görürüz. Bu nedenle heykel, çağına geç kalmış bir sanat. Cumhuriyetle birlikte heykel sanatçısı yetiştirmeye yönelik çabalar başlamış, Sanayi-i Nefise mektebiyle heykel sanatı neredeyse sıfır noktasından serüvenine başlamış. Bugün sempozyumlar, Bianeller, sergiler  sayesinde uluslararası anlamda niteliksel olarak da nicel olarak da ciddi bir canlılık görülmekte. Tabi bunlar yine de ağırlıklı olarak İstanbul merkezli çabalar. Çağdaş sanatlara kapısını açan etkinlikler, kavramsal sanata dair çabalar,-gösteri sanatı,vücut sanatı,çevresel sanat,süreç sanatı,video sanatı- heykel sanatını da dönüştürüp başkalaştırmakta. Günümüzde heykel sanatının artık çağın sanat anlayışına paralel bir çizgide ,yeni biçimlendirmelere olanak tanıyan bir tutum içinde dönüşmeye başladığını hem görüyor, hem hissediyoruz.

Bu İçeriği Sosyal Medyada Paylaşın
Facebook'ta Paylaş    Twitter'da Paylaş   


 

Kullanıcı Yorumları ( Yorum Ekle )

 

Henüz bir yorum yapılmamış


....