Humma / Cevahir Bedel

humma

 

yağmura açılmasın bu dize

ben kırarım kendimi sapaklara

gövde diye taşıdığım bu ceset

çürümüş sözlerden yapılma yüzüm

durmadan çıkarıp taktığım gözlerim

boynumda görülmüştür damgasıyla

bulut olan adımı bağışlarım sonunda

 

meydanlara açılmasın bu dize

ben dağılırım yol kenarlarına

ormanın sabahını görürüm ben

kanatları billur kelebekleri

döndüğümde talandır şehirler

insan dediğinse bir aklı humma

 

saçlarımı güneşle tararım

ayla yıkarım incelen ayaklarımı

keder olan adımı bağışlarım sonunda

 

göğe açılmasın bu dize

ben örterim kendimi sulara

kalın hırkamı giydiririm üşüyen güne

yorulan kalbimi yoldan geçen birine veririm

gönderdiğim mektupları bir bir toplar

acı olan adımı bağışlarım sonunda

 

zambaklara açılmasın bu dize

ben açarım kendimi taze yaralara

bir sözcük vardı tüm sevinçlerim ondaydı

dün akşam soğuk cümleyle vurdular onu

taşıdım gömdüm döndüm uykuma

 

dolduğunda sokaklar ve evler telaşla

kapatırım çığlığımla kendimi

karanlık olan adımı bağışlarım sonunda

 

ateşe açılsın bu dize

ben yakarım kendimi

çoktandır burada değilim zaten

siz ölümü taşıdınız soframıza

kapılarımızı araladınız donduran o rüzgara

denize uzandığında çocuğun eli

kumları çektiniz ayaklarından

duvarlarımıza astığınız kapkara listeler

koca elleriyle sizleri de boğar sonunda

 

yağmuru, meydanları, göğü, zambakları

sesizce kaldırır basarım işte şurama

basarım da

insan olan adımı bağışlamam bir daha

 

Bu İçeriği Sosyal Medyada Paylaşın
Facebook'ta Paylaş    Twitter'da Paylaş   


 

Kullanıcı Yorumları ( Yorum Ekle )

 

Henüz bir yorum yapılmamış