Çocuk Edebiyatı / Merve Tokmakçıoğlu

Çocuk kitaplarını yazmak, basmak ve okumak üzerine 

Edebiyat, çocukların içinde yaşadıkları dünyayı, çevreyi ve yuvayı anlamalarını sağlayan en güçlü araçtır; öyle ki, daha bebeklik döneminden itibaren, çocuklara masal anlatılması, çeşitli renk ve şekiller içeren kitapların okunması ve gösterilmesi onların dünyalarını zenginleştirir ve görme biçimlerini geliştirir. Kitapların çocuk gelişiminde önemli rol oynadığı bir çok bilirkişi ve ebeveyn tarafından kabul edilmiştir ama çoğu insan (ve maalesef, yayınevi) için çocuk edebiyatı de genel edebiyat kavramının içinde silik bir yere sahip; çocuk edebiyatı, edebiyatın içinde dışında, altında üstünde değil, kendi başına çok büyük bir öneme sahip olan, hem yazar hem de yayınevi tarafından üzerine  hassasiyet ve titizlikle düşünülmesi gereken bir türdür. 

Ülkemizdeki geçmiş gelenek, çocuk edebiyatı deyince, genellikle “büyük” kitapların sadeleştirilerek ve/veya kısaltılarak on beş yaş altı çocuklar için basılması olarak görürdü; “görürdü” diyoruz çünkü son on yılda bu düşünce yok olmaya başladı ve yerine konuları, dili, karakterleri, olay örgüsü ve hatta çizimleriyle, 0-14 yaş aralığındaki çocukların beğenilerini ve büyüme dönemlerini göz önüne alan çok sayıda kitap yazılmaya ve basılmaya başladı. Sadece bu yaş aralığına uygun çocuk kitapları basan yayınevlerinin kurulması ve büyük şehirlerde belirmeye başlayan çocuk kitabevlerinin açılması da cabası... 

Peki son yıllarda bu türde yaşanan bolluk ve çeşitlilik içinde nelere dikkat etmek gerekir? Çocuk kitapları ve genel olarak çocuk edebiyatı dendiğinde yazar olarak ve özellikle yayınevi bünyesinde editör olarak nasıl bir kriter belirliyoruz? Anne-babalar seçerken, yazar yazarken ve yayınevi basarken neleri göz önüne almalı ve talep etmeli? 

Dr. Sedat Sever, Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü adlı kitabında, “çocuk edebiyatında yazarın yaratma özgürlüğü, çocuğun duygu ve düşünce sağlığı içinde aranması gereken bir özgürlüktür” diye yazmaktadır[1]; hedeflenen yaş grubu ne olursa olsun, bir çocuk kitabı yazmak amacındaki yazarın aklında belirleyeceği bir kaç önemli kriter var: olay örgüsü, kullanılan dil ve anlatımdaki zenginlik. Bir çocuk yayınları editörü olarak bize gönderilen yüzlerce kitap taslağı arasından seçim yaparken (ve çoğunu elerken) ilk ele alınan olay örgüsüdür; hikayenin başlangıcı, nasıl geliştiği ve nasıl sonuçlandığı, hedeflenen yaş grubu çocuklarının anlama, algılama ve içselleştirme yetilerine uygun olmalı ve hatta onların yaş dönemi deneyimlerinden ve yaşamlarından yansıtmalar kullanmalıdır.  Bir çok yazar çocuk kitabı yazdığını düşünerek, basmakalıp cümleler ve sınırlı bir kelime dağarcığı ile çoğunlukla ders verici, öğütlerle dolu ve yetişkin yaşamını ön plana çıkaran metinler kaleme almaktadır; bu şekilde “parmak sallayan” içerik ve anlatımlar çocuklar arasında rağbet görmüyor hatta sıkıcı bulunarak rafa kaldırılıyorlar. Dünya değişirken ve hatta teknoloji ile küçülürken, okuyucusunun değişen beğenileri ve algısıyla ile birlikte çocuk edebiyatı konusu ve anlatımı da değişmektedir. Kendi başına bir piyasa haline gelen çocuk edebiyatı okuyucusunun da kendine ait talepleri var. Bir çocuk kitabı yazarının, 

* söylev vermemesi (Gündüz Vassaf’ın deyişiyle “ahlak talimatı” yapmaması[2]),

* çocuklara hitap ederken onları “küçük” yetişkin olarak görmesi ve küçümser ya da aşağı görür bir tavır takınmaması,

* çocukların zekalarına ve beğenilerine hakaret etmemesi,

* çocuk yaşamını iyi gözlemlemiş olması,

* 0-14 yaş grubu arasında hedef kitlesi olan yaş döneminin fiziksel ve ruhsal gelişimini bilmesi,

* kullandığın dilin çocukların dil gelişimine paralel olması, 

yararlı ve eğlenceli bir çocuk kitabının da ana kriterleridir. 

Peki o zaman bir yayınevi olarak göz önüne aldığımız ve “iyi” bir çocuk kitabı dememiz için gerekli özellikler nelerdir? 

İçeriği kaliteli edebiyat ile bağdaşan ve edebi eser olarak çocuklarda okuma sevgisini cesaretlendiren metinler öncelikli sırayı almaktadır. Burada Oscar Wilde’ın bir sözünü değiştirerek kullanmak gerekiyor: çocuk edebiyatında da her türlü konuyu ele alabilirsiniz; “kötü” çocuk kitabı yoktur, “kötü” yazılmış çocuk kitabı vardır. Bilimkurgu öyküleri, paranormal temalar, olağanüstü durumlar, detektif hikayeleri..vb. özellikle 7-14 yaş grubu çocuklarının severek okuduğu ve iyi yazıldığı takdirde düş gücünü arttıran ve  okumayı sevdiren türlerdir. Burada dikkat edilecek nokta karakter gelişimidir: iyi yazılmış, edebi değeri yüksek bir çocuk kitabında karakterler kendi problemleri ile mücadele edip çözüme ulaşırlar; onların yerine yazar ve/veya başka bir karakter çözüm getirmez. Diğer bir kıstas ise, baş karakterlerin anlatılan hikaye boyunca değişip gelişmeleridir; yerinde duran ve gelişim göstermeyen karakterler çocukları doğru şekilde etkilemez. 

Tema olarak dikkat ettiğimiz ise, birlikte yaşama ve var olma felsefesini verecek ve ortak değerleri vurgulayacak metinlerdir; merhametli ve paylaşımcı olmayı, yardımseverliği, uyumlu ve uzlaşmacı davranmayı, adaleti, dürüstlüğü, hayvanlara sevmeyi ve çevreye duyarlı olmayı ön plana çıkaran çocuk kitapları günümüzde her zamankinden daha da önemli hale gelmiştir. 

İçerik hakkında özellikle vurgulamak istediğim, konusu nedeniyle “kız çocuğu kitabı” ve “erkek çocuğu kitabı” ayırımıyla pembe-mavi basılan kitaplardır. Erkek çocuklarına top, kız çocuklarına evcilik oynattıran yazarların sayısı hayli fazla. Kitapları toplumsal cinsiyete göre ayırmaktan kaçınmamız bir yayınevi olarak en önemli ilkelerimizdendir. Bu nedenle ruhsal gelişime paralel konuları seçmekte ve her iki toplumsal cinsiyete de uygun konuları tercih etmekteyiz. Buna ek olarak çocuk kitaplarındaki kapak ve kullanılan renklerle de piyasadaki “kız çocuk kitabı”, “erkek çocuk kitabı” algısını kırmak peşindeyiz. 

Gündüz Vassaf “Nasıl bir Çocuk Edebiyatı İstiyorum?” başlıklı yazısında sorduğu “çocuk edebiyatı nedir?” sorusuna “çocuk edebiyatı her şeydir” diye cevap veriyor ve devam ediyor:[3] “Zenginleştirmek adına çocukların dünyasını kısırlaştırıyoruz.” Alışılagelmiş masallar, toplumun direttiği roller, tek boyutlu karakterler ve didaktik anlatımla dolu metinler çocuk dünyasını geliştirmekten çok sınırlayarak tek düze hale getiriyor. Yaşamın her karesinden yaratılan karakterlerle dolu, dürüst, sahici ve samimi bir şekilde yazılan çocuk kitaplarını seçmek ve basmak, onları genç okuyuculara sunmak en büyük amacımız; biliyoruz ki, kitap bir çocuğa değil, bütün çocuklara hitap etmelidir. 



[1] Dr. Sedat Sever. Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü. TUDEM Kültür. 2013.

[2] Gündüz Vassaf, “Nasıl Bir Çocuk Edebiyatı İstiyorum?” (28 Mayıs 2015)

http://t24.com.tr/k24/yazi/nasil-bir-cocuk-edebiyati-istiyorum,205 

[3] Gündüz Vassaf, “Nasıl Bir Çocuk Edebiyatı İstiyorum?” (28 Mayıs 2015)

http://t24.com.tr/k24/yazi/nasil-bir-cocuk-edebiyati-istiyorum,205

 

Bu İçeriği Sosyal Medyada Paylaşın
Facebook'ta Paylaş    Twitter'da Paylaş   


 

Kullanıcı Yorumları ( Yorum Ekle )

 

Henüz bir yorum yapılmamış