Bir Tuhaf Kuştur, Gölgesi Zihin



E-Kitap  - DRM PDF
Bir Tuhaf Kuştur, Gölgesi Zihin
Yayınevi: Kategori: 

Bir Tuhaf Kuştur, Gölgesi Zihin

Leylâ Erbil gibi bir yazar ile ilgili derleme bir kitap hazırlamanın sorumluluğu ve zorluğu hakkında söylenecek elbette çok şey var. Her şeyden önce, bir yazar ve aydın olarak Türkiye’nin toplumsal tarihinde bıraktığı iz, yayımladığı her yapıt ile edebiyatımızın çıtasını daha da yükseklere çekişi, Adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal ve Fürûzan gibi yazarlarla birlikte edebiyatımızda kadının konumunu ele alışındaki köktencilik vb., Erbil’i Türk edebiyatında ayrıksı bir yere yerleştirmemizi zorunlu kılıyor. Hallaç’tan Tuhaf Bir Erkek’e gerçekleşen bir maratondan bahsediyoruz. Sait Faik’ten derinlemesine etkilenmiş ve edebiyatımızda ‘50’ kuşağının içine doğmuş bir yazar olarak Leylâ Erbil, bu maratonu soluksuz bir biçimde, özveriyle, hiçbir kuruma ya da kişiye yaranmaya çalışmadan ve popülizme düşmeden koştu. Her anlamda putkırıcıydı ve bunu hiçbir biçimde üzerine yamanmış bir özellik olarak taşımadı. Bu putkırıcılığı, ödül kurumunu reddinden tutun, noktalama işaretlerini ve yazım kurallarını kullanışı gibi birçok alanda gözlemlemek mümkündür. Toplumsal duyarlılık, siyasal bilinç ve sanatçının örgütlülüğü sorunu yapıtının her bir satırına sinmiştir. Türkiye İşçi Partisi’nin Sanat ve Kültür Bürosu’nda üstlendiği sorumluluktan, Türkiye Yazarlar Birliği ve Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşunda oynadığı role kadar örgütlü bir yazarın tüm özelliklerini bünyesinde barındırdı Erbil. Aileyi, toplumu ve bir birey olarak kadını çözümlemedeki yetkinliği, düşünsel kaynaklarının Marx ve Freud olduğunun ısrarla altını çizmesinde ne kadar haklı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte yaşamı boyunca, okuru verili ve durağan bir yapı olarak almak yerine, onu sürekli değiştirmeye ve dönüştürmeye çalıştı. Gerçeküstücülüğün ve varoluşçuluğun hissedildiği ilk öykülerinden tutun, son dönem romanlarına ve belki de çok fazla yazmadığı deneme türüne kadar kaleminin dönüştürücü etkisini en çok okurları hissetti. Edebiyatımızda kadınların toplumsal yaşamdaki yerinin farklı bir düzleme oturtulması ve radikal bir özgürlük anlayışının ortaya çıkması 60’lı yılların devrimci hareketiyle eş zamanlı olmakla birlikte, Leylâ Erbil’e çok şey borçludur. ‘50’ kuşağı öykücülerine dahil edildiğinde ve ilk öykü kitabı Hallaç, 1960’ta yayımlandığı andan itibaren Türk edebiyatında bir kadın yazar olarak çok önemli ve özgün bir yere sahipti. Bu özgünlüğün temel nedenlerinden biri de, bir söyleşide belirttiği üzere, özellikle erkek yazarlara ait yapıtlarda, erkeğin kadına âşık olmasının kadına biçilen en önemli rol olarak görüldüğüne dair düşüncesiydi. Erbil okuru, toplumsal yaşam biçimine, değişmeyen değer yargılarına, aile, evlilik ve cinsellik gibi dokunulmazlığı olan konulardaki eleştirel bakış açısını içselleştirip, bireylerin kişisel yabancılaşmalarını ve burjuva ahlakının değer yargılarını ironik bir söylemle ifade ettiği tüm yapıtlarının altını çizerek defalarca okumayı bir görev bildi. Bununla birlikte onları en çok etkileyen, kadınların toplumsal düzlemde başlayarak kişiliklerine kadar uzanan yabancılaşmayı, kapitalizmin nesnel gerçekliğine dayandırarak anlatmayı hedeflemesiydi. Tuhaf Bir Kadın’daki Nermin; Karanlığın Günü’ndeki Nesli, Asiye ve İkbal; Mektup Aşkları’ndaki Jale, Ferhunde ve Sacide, Cüce’deki Zenîme, Kalan’daki Lâhzen ve Tuhaf Bir Erkek’teki Sevda toplumun yerleşik ahlâk değerlerine uyum sağlayamamakla kalmaz, sadece erkekler tarafından değil geleneksel kadınlık rolünü benimsemiş kadınlar tarafından da “öteki” olarak görülürler. Yarattığı bu kadın karakterler, geçtiğimiz aylarda ete kemiğe bürünüp Gezi Direnişi’nde boy gösterdiklerinde, büyük bir olasılıkla Türkiye’nin geleceğine çok daha umutlu bakmaya başlamıştı Erbil. O’nun, direnişe katılan bu “özgürkalmışbeyinler örgütü”nün “gorgolaşmamış” üyelerinin ayağa kalkışına tanıklığı, onca yıldır bu uğurda üreten bir yazar için önemsenmesi gereken bir olgudur. “Manyak-ı cinnet-i inhitatiye”, “ikame-i ya rab” ve “vaka-i vesvese”den mustarip, faşist bir iktidara boyun eğmeyen bir halkı uzun zamandır satırlarında gören Erbil’in bu bağlamda gözünün arkada kalmadığından bahsedebiliriz.

 

Bu E-Kitabı Sosyal Medyada Paylaşın
Facebook'ta Paylaş    Twitter'da Paylaş   


Kullanıcı Yorumları  (  Yorum Ekle  )

 

Henüz bir yorum yapılmamış